6 Haziran 2014 Cuma

Karanlıkta Diyalog

Sıradışı bir deneyim yaşadım geçtiğimiz hafta : Gayrettepe Metro istasyonunda “Karanlıkta Diyalog”. İstanbul’a geldiğini duyduğumdan beri gitmek istediğim bir etkinlikti , bitmeden gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Normalde 20 Haziran’da bitecek , ancak telaşlanmayın , kısa bir aradan sonra tekrar açılacakmış , uzatılmış.


Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana ulaşmış bir deneyim Karanlıkta Diyalog. Gayrettepe metro istasyonunda, çok geniş bir alanda, zifiri karanlıkta görme engelli bir rehber eşliğinde hiç görmeden, baston yardımıyla ve rehberin sesini takip ederek İstanbul’da geçen bir günün 90 dakikasını yaşıyorsunuz : tramvaya biniyorsunuz, markete gidip sebzelere, meyvelere dokunuyorsunuz, vapura biniyorsunuz, caddelerde karşıdan karşıya geçiyorsunuz.  Parkta dolaşıyorsunuz , apartman kapısına dokunuyorsunuz , sinemaya gidiyorsunuz (filmi seyretmiyor, dinliyorsunuz) ve en sonunda bir kafede içecek siparişinizi verip soluklanıyorsunuz. Bütün bunları tümüyle karanlıkta, baston yardımıyla , ses takip ederek ve etrafınızdaki nesnelere dokunarak yapıyorsunuz. Görme dışındaki duyularınızı her zamankinden çok daha fazla kullanarak.


En başta zifiri karanlıkta, labirent gibi bir alana dalıveriyorsunuz. Sabah kalkar kalkmaz ilk iş perdeleri sonuna kadar açan , sürekli ışıkları açık tutarak karanlığa bir saniye dayanamayan benim için birdenbire kopkoyu bir karanlığa dalmak başta biraz ürpertici ve endişelendirici oldu . Solumdaki duvara neredeyse yapışarak ilerlemeye başladım , neyse ki tedirginliğim kısa sürdü, 5-10 dakika sonra karanlığa alışmıştım. Rehberler samimi ve sıcakkanlı , güven verici sesleriyle karanlıktan korkmamanızı sağlıyorlar. Sorduğunuz her soruya sabırla ve samimiyetle cevap veriyorlar.

Sadece 90 dakikada bile birlikte gittiğiniz arkadaşlarla aranızdaki bağ kuvvetleniyor sanki. “Sesime doğru gel , burada bank var” diyerek karanlıkta yolunuzu bulmanıza yardım eden arkadaşınıza her zamankinden daha büyük bir sevgi ve güven duyuyorsunuz. Ben öyle hissettim en azından. İnsan yanında sevdikleri olursa karanlığa bile katlanabilir diye düşünüyorsunuz. Sevgisiz bir ortamda ise gün ışığı altında karanlıklara boğulabilirsiniz.

Bizim rehberimiz sonradan görme engelli olmuş , nasıl olduğunu soramadım , kaza diye tahmin ediyorum. Artık göremeyeceği gerçeğiyle nasıl başettiğini kısaca anlattı bize. Gerçek bir hayat dersiydi. Kendisiyle nasıl pazarlık ettiğini, görememeye katlanmak için kendisiyle nasıl uğraştığını , son derece zor bu durumda kendisini nasıl eğittiğini, hayata nasıl tutunduğunu. Bu nasıl bir azim ve irade diye düşündüm.  Sonsuz saygı duydum.

“Karanlıkta Diyalog” ile görememenin, elinizdeki bastonla ürkek adımlarla ilerlemenin, sesleri takip ederek , el yordamıyla  bir yerlere ulaşmaya çalışmanın ne demek olduğunu kısa bir süreliğine, birazcık da olsa anlar gibi oluyorsunuz. Tabi ki 90 dakikalık bir deneyimle, süre bitince aydınlığa kavuşacağınızı bilerek görme engellileri tamamen anlamamız mümkün değil. Yine de bu deneyim sonrası daha çok anlayabiliyorum yaşadıkları zorlukları. Mutlaka gidilesi bir etkinlik. Kesinlikle tavsiye ediyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder